Rabbim, Şaban ayını cümlemize, ülkemize, ümmeti Muhammed'e(sav.) bereketli, huzurlu, güçlü eyle, Ülkemizi, devletimizi, bayrağımızı, milletimizi ve tüm inananlarımızı koru, Zalimlere fırsat verme, birliği bozmalarına fırsat verme, Amiin.

Pazartesi, 15 Nisan 2019 11:03 tarihinde oluşturuldu
Gösterim: 134
Pin It

Rabbim, Şaban ayını cümlemize, ülkemize, ümmeti Muhammed'e(sav.) bereketli, huzurlu, güçlü eyle, Ülkemizi, devletimizi, bayrağımızı, milletimizi ve tüm inananlarımızı koru, Zalimlere fırsat verme, birliği bozmalarına fırsat verme, Amiin.
Bir Hadiste;
Resûl-i Kibriyâ Efendimiz’in Cenâb-ı Hakk’a muhabbeti, haşyete dayalı bir muhabbet; korkusu da muhabbete dayalı bir korku idi. Bu sebeple o, dâimâ şöyle duâ ederdi:

“Ey kalplere hükmeden Allâhım! Kalplerimizi sana tâate âmâde kıl!” (Müslim, Kader, 17)

Habîb-i Ekrem Efendimiz’in, Allâh’a olan muhabbeti dâimâ diri hâldeydi. O’na olan bu eşsiz muhabbeti sebebiyle, yaratılan her şeye büyük alâka gösterir ve onları Rabbini hatırlamaya birer vesîle sayardı. Allâh’a yaklaşmak maksadıyla, ilâhî fermanla vukû bulan her yeni tecellîye, âşina olmayı isterdi. Zîrâ bir varlığa duyulan muhabbet arttıkça, bu muhabbetten o varlığa herhangi bir nisbeti, yakınlığı veya alâkası olan her şeye, o yakınlık derecesinde bir pay isâbet eder. Bununla alâkalı güzel bir nükteyi Enes bin Mâlik (ra) şöyle nakleder:

“Bir defâsında biz Allâh Resûlü ile berâber iken, yağmur yağmaya başladı. Resûlullâh (sav), yağmurun bedenine isâbet etmesi için omuzunu açtı.

– Yâ Resûlallâh! Niçin böyle yaptınız? dediğimizde ise:

«– Bu rahmetin, Rabbi ile olan münâsebeti henüz yeni de ondan.»” buyurdu. (Müslim, İstiskâ, 13)

Muhabbetin şümûlünü, merkezinde sevilen varlık olmak üzere, yakın ve uzak bütün varlıkları ihtivâ edecek şekilde bir dâire gibi sonsuza kadar genişletmek mümkündür. Yûnus’un “Yaratılanı hoş gör Yaratan’dan ötürü” mısrâlarıyla dile getirdiği bu muhabbet, “aşk-ı mutlak”tır ki, bu da en kâmil mânâda Allâh Resûlü’nde tecellî etmiştir. (Üsve-i Hasene-1, Erkam Yay.)